Haber
GEZİ OLAYLARININ 3. YILINDA
2013 yılının yaz ayları başlarken, Türk halkı sosyal ve toplumsal hayata ilişkin konularda ülke yönetimine uyarıda bulundu. İstanbul’un merkezi Taksim’deki Gezi Parkı’nda bulunan ağaçların kesilmesi üzerine başlayan direniş dalga dalga büyüdü.
rnGezi Parkı için sokağa çıkan direnişçiler o günden bu yana evlerine dönmediler. Doğayı talan edecek her girişime başkaldırıyorlar. Tepkilerini Gezi’de nasıl dile getirdiler ise çevreyi tahrip edecek her girişime karşı yürüyüş yaparak, tencere ve tavalarla, şarkılar söyleyerek karşı çıktılar. Eylem alanları, çadırlar, tenteler ve yiyecek mekânları ile canlı birer yaşam alanı oldu. Eylemciler gece gündüz demeden sonuç alıncaya kadar alanları terk etmiyorlar.
rnTüm Yerel-Sen olarak Gezi olaylarında ve sonrasında yaşanan toplumsal olaylarda hayatını kaybedenlerin derin hüznünü yaşıyoruz, kaybettiklerimizi saygı ile anıyor ve Toplumsal bir hareket olarak ‘Gezi’ aslında bitmedi, devam ediyor diyoruz.
rnZAFERE DAİR
rnKorkunç ellerinle bastırıp yaranı
dudaklarını kanatarak
dayanılmakta ağrıya.
Şimdi çıplak ve merhametsiz
bir çığlık oldu ümid...
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp koparılacaktır...
Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin
zalim
ve kurnaz.
Ölüyor çarpışarak insanlarımız
— halbuki nasıl hakketmişlerdi yaşamayı —
ölüyor insanlarımız
— ne kadar çok —
sanki şarkılar ve bayraklarla
bir bayram günü nümayişe çıktılar
öyle genç
ve fütursuz...
Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.
En güzel dünyaları
yaktık ellerimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı :
bizi bir parça hazin ve dimdik bırakıp
gözyaşlarımız gittiler
ve bundan dolayı
biz unuttuk bağışlamayı...
Varılacak yere
kan içinde varılacaktır.
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp
koparılacaktır...
1941, Sonbahar...NAZIM HİKMET RAN