Haber
TÜM YEREL-SEN ANKARA ŞUBE BELEDİYELERİN 1. YILI KONULU BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.
Tüm Yerel-Sen Ankara Şube Ankara'da örgütlü olduğu belediyelerin 1. yılını değerlendiren basın açıklaması gerçekleştirdi.10.Nisan.2015 günü saat 12.30 da Ankara Güven park-YKM önünde gerçekleştirilen Basın açıklamasına Basın yoğun ilgi gösterdi.Ankara Şube Başkanı Metin CANDAŞ tarafından okunan Basın açıklamasına, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Doğan KOÇ ve MYK üyeleri, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan KÜTÜK ve MYK üyeleri, Eğitim -İş MYK Üyeleri ve Şube Başkanları, Konfederasyon ve Konfederasyona bağlı Sendikalarımızın MYK ve Şube yöneticileri ile üyelerimizin yoğun katılıyla gerçekleştirilmiştir.
rnBasın açıklamasında şunları söyledi;
rnKamuoyuna ve değerli basın emekçilerine;
rn9 Eylül 2013 Tarihinde kurulan Tüm Yerel Sen olarak, sendikal mücadeleyi sadece ücrete dayalı ve imzalanan SDS(Sosyal Denge Sözleşmesi)’lerden ibaret olarak görmüyoruz. Hizmet ürettiğimiz iş kolumuz olan belediyeler, kent sakinlerinin tüm yaşamını kapsamaktadır. Sendikal mücadele hedefimiz; çalışanları ekonomik, demokratik ve özlük haklarının korunmasının yanında, yaşadığımız kentin belediyelerinden kaynaklanan tüm sorunlarına da duyarlı olmakta vardır. Tüm Yerel Sen, bu anlayış çerçevesinde Ankara’da örgütlü olduğumuz tüm belediyelerin ilk yılını değerlendirmeye tabi tutmuştur. 30 Mart 2014 seçimlerinde göreve gelen belediye yönetimlerinin bir yıllık çalışmalarının yerel yönetim emekçileri ve Ankara’da yaşayanlar olarak, basın emekçileri aracılığı ile iki başlık altında kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.
rnBÜYÜKŞEHİRDE SÜRGÜN FURYASI YAŞANDI
rnAnkara Büyükşehir Belediyesi’nde 2014 yılı Nisan ayından itibaren bütün şehir kapsamında yasa gerekçe gösterilerek 400 civarında çalışan arkadaşlarımız 160 ila 170 kilometrelik uzaklıktaki ilçelere sürgün edilmişlerdir ve Büyükşehir Belediye binası önünde, basın açıklamasından kaynaklı 14 belediye çalışanı ise yasal demokratik haklarını kullandıkları için görevlerine son verilmiştir.
rn“Büyükşehir Yasası” kapsamında kapanan Çayırhan Belde Belediyesi ve Sarıyar Belde Belediyesi çalışanları olmak üzere toplamda 26 memur 25 işçi, Nallıhan Belediyesi’ne devredilmiştir. Çalışanlar Nallıhan Belediyesi yönetimi tarafından norm kadro fazlalılığı bahanesiyle valilik havuzuna atılmışlardır. Valilik bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından norm fazlalığı gerekçe gösterilerek başka ilçelerde bulunan değişik kurumlara sürgün edilmişlerdir. (Çevre Orman Bakanlığı’na, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Mahalli İdarelere sürgün edilmişlerdir)
rnAnkara Büyükşehir Belediyesi ve işveren güdümlü sendika arasında yapılan SDS ile çalışanlar arasında büyük uçurumlar yaratan ücretler belirlenmiştir. Bu Sözleşme ile çalışanlar arasındaki güven ve iş birliği duygu ve davranışı tahrip edilerek daha fazla para alma adına çalışanlar arasında maddi rekabet davranışı geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu sözleşmeyle birlikte; belediye emekçilerinin kapı kulu durumuna getirilmesi amaçlanmıştır.
rnMamak Belediyesi’nde can güvenliği yok
rnMamak Belediyesi’nde, “Re’sen Emeklilik” adı altına, çalışan 30 çalışma yılını doldurmuş emekçilere yönelik, zorla emekli etme uygulamaları 2 kadın emekçi üzerinden başlatılmıştır. Yine, Mamak Belediyesi tarafından, zabıta emekçilerinin can güvenliği sağlanmadan risk taşıyan bölgelere sürülerek çalışma yapmaları dayatılmaktadır.
rnMamak Belediyesi’nde yasal demokratik bir hak olan basın açıklamaları suç olurken, eylemlere katıldıkları gerekçesiyle belediye çalışanlarına çeşitli cezalar verilmektedir. Bu cezalar ve keyfi tutum yetmemiş olacak ki işveren güdümlü sendika ile belediye arasında imzalanan SDS maddeleri uyarınca SDS’den belli sürelerle yararlanamama gibi tuhaf cezalarda verilmiştir.
rnKENTE YÖNELİK UYGULAMALAR
rnUlu Önder Atatürk’ün Ankaralılara armağanı olan ve Ankara’nın oksijen deposu olarak kabul edilen AOÇ talan edilmeye devam edilmekte olup; bunun en son örneği olan kamuoyunca “Kaçak Saray” olarak kabul edilen yapılaşmalardır. Bu yapılaşmaya karşı kazanılan yargı kararları hiçe sayılarak hukuksuzluk ve yağma zihniyeti, Başbakanlık ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın dediği gibi devam etmektedir.
rnBu bir yıl içerisinde Ankara’nın alt yapısına yönelik kalıcı hiçbir çözüm üretilememiş olup bunun örneklerini Ankara’ya yağan yağmur ve kardan sonra nasıl felaketlerin oluşturduğunu hepimiz görmekteyiz. Yayaya açık yolların, kaldırımların, ticari taksilere ve büfelere kiralanıp ticari alanlara dönüştürülerek yandaşlara tahsis edilerek peşkeş çekilmektedir.
rnSon zamanlarda vergisine artış getirilen ilan ve reklam tabelaları hiçbir kural tanımadan ve düzensiz konularak yaya geçişini engellemektedir. Bu duruma göz yumularak kent estetiği açısından büyük bir görüntü kirliliğine sebebiyet verilmesine neden olmaktadır.
rnAraç trafiğine açık cadde ve sokakların ücretli otoparklara çevrilerek bir taraftan vatandaşın cebinden haksız kazanç elde edilirken diğer taraftan “bu resmileştirilmiş otoparklar” nedeni ile Ankara trafiğinde sıkışma ve yoğunlaşmaya neden olmaktadır. Otopark alanı yaratmada sınır tanımayan mevcut yönetim yıllarca Ankaralılara ve büyükşehir çalışanlarına sağlık hizmeti sağlayan belediye hastanesini dahi otoparka çevirmiştir.
rnKeza toplu taşıma araçlarında EGO otobüslerinin semtlere göre sayısının belirlenmesinde siyasi kaygıların ön plana çıkarılmasına üzülerek tanıklık etmekteyiz.
rnAnkara metro seferlerinin saatlerinin erkene çekilmesi, Ankaralıları eve hapsetmektir, kentte gece ulaşımını ortadan kaldırmak anlamındaki uygulama kabul edilemez. Ankara’da son metro seferi geçmişte Kızılay’dan hareketle 00.40 iken, 23.00′e çekildi. Batıkent-Kızılay seferleri son olarak saat 23.40′tan, 22.30’a alındı.
rnKurtuluş Savaşında da başkentlik yapmış Ulu Önder Atatürk’ün başkenti köhne zihniyet eli ile baş köy ilan edilme aşamasına getirilmiştir.
rnTüm Yerel Sen olarak; yapılan olumlu hizmetleri taktir etmekteyiz, ancak tüm olumsuzlukları Ankara halkı ile paylaşmaya ve tepkimizi dile getirmeye devam edeceğiz.
rnYaşasın TÜM YEREL-SEN
rnYaşasın Birleşik Kamu-İş