Haber
Ermenek'te 18 madenci yaşam mücadelesi veriyor, katiller Saraylarda keyfi sefada.
Soma'da resmi sayıyla 301 madencimizin katledilmesinin üzerinden henüz beş buçuk ay geçmişken, bu defa Ermenek'te 18 madencinin yaşamlarının katledilmesiyle karşı karşıyayız.
rnKaraman Ermenek’te rödovans sistemi ile faaliyet gösteren bir madende yaşanan "su baskını" nedeniyle 18 işçi mahsur kalmış, olayın üzerinden günler geçmesine rağmen madendeki işçilere hala ulaşılamamıştır.
rnYerin 375 metre altından yaşam çıkartan işçilerin yaşadıkları, kapitalist sömürünün ve işçi sınıfı üzerindeki yağmanın yeni bir örneğini veriyor. Bu düzenin, kapitalist sömürü ilişkilerinin, emek ve işçi sınıfı üzerindeki bu sömürü mekanizmasının böylesi bir sonuç doğurması ve benzeri olayların sık sık yaşanması asla bir tesadüf olamaz. Isparta'da mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu 15 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 27 kişinin ise yaralandığı olay da göstermiştirki, AKP politikalarıyla ortaya çıkan emek ve işçi sınıfı üzerindeki bu sömürü mekanizmasının "İş Cinayetleri ve Katliamları" devam etmektedir.
rnKuşkusuz siyasal iktidar, bu acımasız sömürü düzenini besleyebilmek için kendisine kalkan oluşturduğu başka sömürü alanları oluşturmaktadır: Bir taraftan piyasanın acımasız koşulları derinleştikçe öteki taraftan din sömürüsü de derinleşmektedir. Bir başka deyişle din sömürüsü sınıf sömürüsünü kamufle etmektedir. Özetle, özelleştirme ve sömürü arttıkça dinsel sömürü de artmaktadır.
rnAKP siyasal iktidarı kendisini yaşatabilmenin üç temel koşulunu oluşturmakta ve devamlılığını sağlamaya çalışmaktadır. Bunlardan ilki "işsiz yığınlar" oluşturulması ve çalışan ücretli kesimlerin yedeklenmesidir. İşsizler, emekçiler üzerinde bir tehdit olarak kullanılmaktadır. Emekçilere, "çalışma koşullarını ve ücretlerini beğenmiyorlarsa" yerlerine daha düşük ücretlerle çalışacak "işsizlerin" olduğu söylenmektedir.
rnİkincisi, işçi sınıfının esnek ve güvencesiz çalıştırılmasıdır. Sendikalı olmayı zorlaştırmak bunun en önemli yollarından biridir. Diğer yolu da var olan sendikaları hükümet-devlet destekli bir güdümleme altına alma çabasıdır. Yazık ki ülkemizde hükümet destekli sendikalar AKP iktidarında palazlanmış ve ücretli kesimin büyük bölümüne hükmeder duruma gelmiştir. Öte taraftan kendisine solculuk yakıştıran diğer bir kesim ise politik bir sapmanın içine gömülmüş görünmektedir.
rnAKP siyasal iktidarının üçüncü hamlesi de, işçi sınıfı arasında bölünmeler yaratmak ve ücretli emeği basamaklandırmaktır. Kimi zaman bu basamaklandırma ücretler arasında orantısızlık yaratarak gerçekleşmekte kimi zaman da bir takım sıfatlar verilmesi yoluyla yaratılmaktadır. İşçi sınıfının arasındaki bu basamaklandırma onların türdeşliğini bozan yapay bir algı oluşturmakta ve birlikte hareket edebilmelerini engelleyen bir anlayışı yerleştirmektedir. Oysa ücretli emeğin hepsi bir bütündür. İşçi sınıfı, üretim araçlarının mülkiyet hakkının dışında kalan kesimdir ve çıkarları ortaktır.
rnTürkiye, işçi sınıfı üzerindeki sömürünün her gün daha fazla derinleştiği günleri tekrar tekrar yaşıyor. İşçilerin kanından beslenen sömürü düzeni, işçilerin çalışma koşullarını tam bir cehenneme çevirmiştir. İşçilerimizi böylesine zor şartlar altında yaşatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini lanetliyoruz.
rnBinlerce çalışanın iş kazalarında ölümüne seyirci kalan, çıkarttığı kanunlarla İş kazaları sonucu ölümlere zemin hazırlayan, gerekli devlet kontrollerini yaptırmayarak binlerce işçinin iş kazası bahanesiyle ölümüne sebeb olan, bunca beceriksizliğin tüm sorumlusu AKP siyasal iktidarı ve onun çalışma Bakanı Faruk ÇELİK'tir.Özellikle son yıllarda yaşanan ve her yıl ortalama binden fazla işçinin hayatını kaybetmesine, on binlercesinin iş göremez derecede yaralanmasına yol açan karanlık tabloyu “iş kazası” diyerek geçiştirmek artık mümkün değildir. Tüm Yerel-Sen olarak bütün bu yaşananlara rağmen durumdan vazife çıkartmayan Çalışma Bakanı Faruk ÇELİK'i kınıyoruz ve derhal istifaya davet ediyoruz.
rnTüm Yerel-Sen olarak; Ermenek'te 18 madencinin yaşam mücadelesinden başarı ile çıkmasını temenni ediyoruz.