Haber
Tüm Yerel-Sen 1.Kuruluş Yıldönümü nedeniyle Basın Açıklaması yaptık.
Tüm Yerel-Sen 1. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle düzenlediğimiz basın açıklaması Genel Başkan Doğan KOÇ tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.
rnGenel Başkan Doğan KOÇ Tüm Yerel-Sen Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklamada şunları söyledi;
rnTÜM YEREL-SEN olarak, Yerel Yönetim çalışanları olan Zabıta, İtfaiye, Güvenlik Görevlisi, Belediye Çalışanı, Özel İdare çalışanı, kısaca Tüm Yerel Yönetim Çalışanlarının yıllarca birikmiş olan sorunlarını çözmek, hak ve hukukunu savunmak, çalışma şartlarını iyileştirmek üzere tüzüğümüz de açıkça yazılı olan ilke ve amaçlarını gerçekleştirmek üzere, 9 Eylül 2013 tarihinde çıktığımız yolda 1. yılımızı geride bıraktık.
rnrn
Çalışanların Emek mücadelesi, artık bütün halkın çıkarlarından ayrı düşünülebilecek bir mücadele alanı değildir. Çalışanlar bütün hak arama mücadelesinin doğal müttefikidir. TÜM YEREL-SEN bu kapsamda; Atatürk'ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, egemenliğini, ulus ve ülke bütünlüğünü, laik düzeni, demokratik ve ulusal değerlerini korumak ve sonsuza kadar yaşatmak için mücadele etmeyi ana ilke olarak görev edinmiştir.
rnrn
AKP hükümeti 12 yıllık iktidarı boyunca; Başta Cumhuriyetimizin kazanımları olmak üzere, emekten ve demokrasiden yana olanlara karşı, top yekün bir saldırı politikası sürdürmüş, devlet yapılanmasında irticacı kadrolaşmayı tamamlamış, tarikat ve cemaatlerin toplumda örgütlenip güçlenmesini sağlamış, ülkemizde Laik-Demokrat-Vatansever güçlere savaş açmış, halkımızın dini duygularını sömürerek toplumu Ortaçağ karanlığına sürükleyen politikalarını adım adım uygulayarak bugüne gelmişlerdir. Bugün artık bütün bu hak ve özgürlükleri ayaklar altına almışlardır.
rnGünümüz Türkiye’sinde, ulusumuzun yıllardır yarattığı Kamu birikimlerinin özelleştirme adı altında kendisine hiç sorulmadan yabancı ve büyük sermayedarların mülkiyetine geçmesi ile gittikçe yaşam standartları yok edilen taşeronlaştırılmış bir kamu çalışanı kitlesi ile karşı karşıyayız. Devletin ekonomideki ve sosyal yaşamdaki rolünün değişmesi, “ekonomik ve sosyal” görevlerin piyasaya terk edilmesi biçiminde ortaya çıkmaktadır.
rn1980’li yıllardan itibaren emek hareketinin tüm kazanımlarını yok etmek isteyen Liberal güçler, saldırılarını kamu alanında hizmet üreten kamu emekçilerine yöneltmiştir. Ülkemizin içinde bulunduğu bu durum, kamu emekçileri olarak bizlerin de yoğun bir saldırı ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ancak bütün bu saldırılara karşı 1990’lı yıllardan beri mevcut sendikalar, karşı duruş örgütleyemediği, çalışanların hak kayıplarına bakıldığında açıkça görülmektedir. Bu durumun ana sebeplerinden biri sendikal örgütlenmede sendikaların sürekli, sürece müdahale edici, geniş, kapsamlı, somut, sınıf temelli, gerektiğinde doğru taktikler geliştirebilen, üyeleri tarafından anlaşılmış ve içselleştirilmiş, açık ve net örgütlenme stratejilerinin, dolayısıyla da politikalarının olmayışıdır. Var olan tüzük ve politikaları da yaşama geçirilip ete kemiğe büründürülememiştir.
rnTÜM YEREL-SEN, ülkemiz kaynaklarını küresel sermayeye peşkeş çekebilmenin olanaklarını hazırlayan siyasal iktidara, AB ve Dünya Bankası politikalarına, bu örgütlerin özelleştirme adı altında dayattığı yağmaya karşıdır. AB’nin genel politikalarının da son dönem ABD emperyalizminin çıkarlarından ayrılmadığı tespitini yapan sendikamız AB’nin de ülkemiz ve ülkemiz emek-gücünün üzerinde çıkar hesapları olduğunu bilmektedir. 1980 sonrası Liberal ekonomi politikaları ile Kamu Emekçileri, iş güvenliği, çalışma koşulları ve yaşam standartları açısından önemli oranda hak kayıplarına uğratılmıştır.
rnGünümüz şartlarında çalışanların kendi çıkarlarını savunması, ülke ve vatan savunması ile birleşmeli ve küresel sermayeye karşı halkın bütün dinamiklerini de yanına alan bir mücadele hattı ortaya çıkarılmalıdır.
rnBu duygularla Emek mücadelesinin dinamiklerini aynı zamanda ırkçılığa, bölücülüğe, gericiliğe ve emperyalizme karşı mücadelenin dinamikleri olarak da örgütlemek isteyen TÜM YEREL-SEN ; Esas olarak iş kolu içerisinde kendi emeğinin değerini almak ve bu konuda bir sınıf bilinci oluşturmaya yönelik görevlerine ilave olarak, üzerimize düşen toplumsal sorumluluğun bilinci ile Atatürk’ün yolunda laik, sosyal bir hukuk devleti olarak Cumhuriyetimizi tekrardan örgütlemenin ve hak alma mücadelesinde sınıf bilinci ile yurttaşlık bilincini aynı çıkarlar etrafında örtüştürmenin de görev olduğunu bilir.
rnTÜM YEREL-SEN, 1980’li yıllardan itibaren etkisini göstermeye başlayan ve 2000’ li yılların başından itibaren Siyasal İktidarın politikaları ile iyice kontrolden çıkan, zengin fakir arasındaki uçurumu iyice arttırarak halkı sefalete sürükleyen saldırıların sosyal devleti tasfiye etmeye yönelik hukuksal, siyasal ve ekonomik alanların hepsinde Siyasal İktidar politikalarını yakından takip ederek, emek karşıtı bu politikalara karşı emek tabanını ve toplumun tüm kesimlerini örgütlemeye çalışır.
rnBugün bağımsızlığımız ve egemenliğimiz çökertilmiş; milletimizin birliği ve ulusal bütünlüğümüz çok ciddi bir tehdit altına girmiştir. Milletimiz bu süreçte bir iç çatışmaya doğru sürüklenmekte; emperyalist güçlerin desteğini arkasına alan terör örgütü hedeflerini, neredeyse iktidar eliyle demokratik açılım adı altında hayata geçirmeye çalışmaktadır. Amacı Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını ortadan kaldırmak, ulusal kimliğimizi silmek, yurt ve ulus bütünlüğümüzü bölerek kardeş kavgası yaratmak olan terör örgütü bizden teslim olmamızı, boyun eğmemizi istemektedir. Türk Milleti bu oyuna asla düşmeyecektir.
rnKuvay-i Milliye ruhu ile def ettiğimiz Sevr’i, BOP ile tekrar dayatan ABD ve AB Emperyalizmi, etnik ve dinselkimlikler üzerinden toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Emperyalizme karşı birlikte mücadele eden, Türk ve Kürt Halkı bugün aynı politikalarla ayrıştırmaya çalışılmaktadır. Siyasal iktidar, terörün çözümünde ABD ve AB güdümlü çözümlerden medet ummaktadır. Unutulmasın ki, teröre destek veren ve göz yumanlar, en az uygulayıcıları kadar suçludurlar.
rnCumhuriyetimizin değer ve kazanımlarına yapılan saldırılara, en başta, emek örgütleri karşı duruş sergilemesi gerekirken, emek örgütü olduklarını iddia edenler ne yazık ki Cumhuriyetimizin yıkım projesine ortak olmaktadırlar.
rnTÜM YEREL-SEN, hem işkolunun etkinlik alanında hem de bütün bir ülkede oldukça güçlenen karşı-devrimci gerici ve etnik bölücülüğe asla taviz vermeyecektir. Atatürk İlke ve devrimlerinden ve Cumhuriyetin kazanımlarından asla vazgeçmeyecektir.
rnTÜM YEREL-SEN olarak; 1 yıldan beri gözlerimizdeki mutluluğun pırıltısını, yüreğimizdeki coşkuyu ve heyecanı üyelerimizle ve halkımızla paylaştık. İtfaiyecinin, Zabıtanın, Güvenlik görevlisinin, Yerel Yönetim Çalışanlarının sorunlarını çözmek için mücadele ettik. Sürgünlere, baskılara, haksızlıklara, işten çıkarmalara karşı durduk. Irkçılığa, Bölücülüğe, Gericiliğe, Emperyalizme ve emek karşıtlarına karşı mücadele ettik. Mustafa Kemal’in devrimciliğinde ülkeye ışık olan Cumhuriyetin savunucusu, Yerel Yönetim çalışanlarının temsilcisi TÜM YEREL-SENolarak, emek mücadelesinden doğacak birlik ve beraberliği yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz.
rnrn
Kurulduğumuz 9 Eylül 2013 tarihinden bugüne kadar; 41 ilde örgütlendik 35 İl Temsilciliği, 6 Şube açılışı gerçekleştirdik ve bugün 7.500 üye sayısına ulaştık. TÜM YEREL-SEN olarak; 1.kuruluş yılımızı kutlarken; sınıf bilinciyle emeğimize, yurttaş bilinciyle Cumhuriyetimize, ulus bilinciyle vatanımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.
rnrn
Bu duygularla Tüm Yerel Yönetim Emekçilerini; haksızlıklara karşı fiili meşru mücadele anlayışını ilke edinmiş TÜM YEREL SEN’ de birlikte mücadele ve dayanışmaya davet ediyoruz.
rnrn
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!
rnrn
YAŞASIN TÜM YEREL-SEN!