Haber
14 arkadaşımızın işten çıkartılması, sistemli baskı ve sindirme politikasının bir parçasıdır.
14 arkadaşımızın işten çıkartılması, sistemli baskı ve sindirme politikasının bir parçasıdır. Çalışma arkadaşlarımızın sindirilmesi ve korkutulmasını amaçlayan bu uygulamalar açıkça hukuksuzdur, keyfidir ve yasal yollardan gerekli cevap verilecektir.
rn8 Mayıs 2014 Perşembe günü Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde Basın açıklaması yaptık.Tüm Yerel-Sen Genel Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Doğan, Ulaşım-İş Genel Başkanı Adem ÇALIŞKAN ile Konfederasyonumuza bağlı sendikaların Yönetim kurulu üyeleri ile Tüm Yerel-Sen üyelerimizin katıldığı Basın açıklaması yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Ankara Büyükşehir Belediyesi Binasının giriş kapısında yapıldı.
rnTüm Yerel-Sen Genel Başkanı Doğan KOÇ Basın açıklamasıyla şunları söyledi;
Ankara Büyükşehir Belediyesinde yaşanan antidemokratik uygulamalar dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Haklarını arayan belediye emekçilerine uygulanan mobbing, 150 km yi geçen sürgünler ve en son 14 arkadaşımızın işten çıkartılmasına varan emek düşmanı politikalar bardağı taşırmıştır.
Çalışma arkadaşlarımızın sindirilmesi ve korkutulmasını amaçlayan bu uygulamalar açıkça hukuksuzdur, keyfidir ve yasal yollardan gerekli cevap verilecektir.
rnBurada esas gaye, farklı düşüncelerin ve sendikal mücadelenin bertaraf edilme gayretleridir. Unutmayın ki, size karşı olanları sizin gibi düşünmeyenleri bertaraf edelim derseniz, adaleti de ortadan kaldırmış olursunuz. Adalet güçlünün hükmü değil, tümünün uyumudur. Bundan dolayıdır ki, haklı ve fiili meşru mücadelemiz kesintisiz sürecektir.
rnAnkara Büyükşehir Belediyesinde yaşanan sürgünler ve en son yaşanan 14 arkadaşımızın işten çıkartılması, sistemli baskı ve sindirme politikasının bir parçasıdır. Ankara büyükşehir belediyesi yönetimi tarafından çalışma arkadaşlarımıza reva görülen işten çıkarılma gerekçeleri ise Melih GÖKÇEK ve mensubu olduğu AKP nin siyasi anlayışının çalışanlara ve sendikal faaliyetlere yönelik bakış açılarını kamuoyu önünde ayan beyan ortaya çıkarmaktadır.
rnAnkaralıya hizmet üretmesi gereken belediye başkanı aslında Ankara’yı kendi şirketi gibi yönetmektedir. Oysa yerelde ve genelde ülkeyi yönetme iddiasında olanların en önemli görevleri halka hizmet ve istihdamı sağlamak olmalıdır. Tam tersine istihdam edilenlerin işten atılmalarını açıklamak mümkün değildir. İşlendiği iddia edilen disiplin suçu, 4-5 Haziran 2013’ te Güvenceli İş-Güvenceli Gelecek talepli Basın açıklamasıyla başlayan grev kararını belediye çalışanları ve kamuoyuyla paylaşmaktan ibarettir.
rnHem sendikalar kanununu legal sayacaksın, hem de kanunun öngördüğü örgütlenme ve Basın açıklamasını suç sayarak, çalışanlara fiili müdahale ettireceksin, ardından cezalandırma yolunu seçeceksin. Bu kabul edilir bir yaklaşım değildir.
rnOysa çalışanların sendikalı olması Anayasal bir haktır, ILO sözleşmelerinde de çalışanların en temel ve insani hakkıdır. Bu hakkı baskılandırmayı alışkanlık haline getiren Melih GÖKÇEK’in, ben yaptım oldu diyen bu anlayışını TÜM YEREL SEN olarak kınıyor, bu yanlıştan derhal dönülmesini bekliyoruz.
rnİnsanca yaşayacak bir ücret iş güvencesi çalışma barışının sağlandığı aydınlık bir gelecek için daha da demokratik bir ülkede özgürce yaşamayı talep etmekteyiz. Çünkü, TÜM YEREL-SEN’ in yönü, Emekten ve emekçiden yana, haktan ve adaletten yana, demokrasiden ve özgürlüklerden yanadır.
rnBuradan yetkili sendikaya da sesleniyoruz; sosyal denge sözleşmesi yapılacak yalanlarıyla çalışma arkadaşlarımızı oyalamaktan ve yalan söylemekten vazgeçin. Bu tavrınızla sendika değil, yandaş bir dernek olmanın ötesine geçemeyeceksiniz. Örgütlü diğer sendikalarında umarsız ve duyarsızlıklarını kınıyor, kendilerini emekçinin yanında olduklarını ispatlamaya ve birlikte sınıf dayanışması anlayışı ile ortak mücadeleye davet ediyoruz.
rnYaşasın Emek, Vatan, Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye mücadelemiz.
rnYaşasın Tüm Yerel-Sen
rnYaşasın Birleşik Kamu-İş
rn