Haber
VARLIK FONU İLE ÜLKEMİZ YAĞMALANIYOR, GELECEĞİMİZ İPOTEK ALTINA ALINIYOR”..
HASAN KÜTÜK “ Türkiye Varlık Fonu, yabancı devletlerin ve sermayenin ekonomik, hukuki ve idari olarak güvenceye kavuşturulmasıdır”
rnBirleşik Kamu iş Konfederasyonu Genel Başkanımız Hasan Kütük Bir çok kurum ve kuruluşun Türkiye Varlık Fonuna devredilmesi ile ilgili sert açıklamalarda bulundu.
rnKonfederasyon Genel Başkanımız Hasan Kütük yaptığı yazılı açıklamada ;
rn“ Ülkemizin ve Cumhuriyetimizin birikimleri ve kurumları 14 yıllık AKP iktidarı döneminde büyük bir risk altındaydı. Bu birikim ve kurumlar Türkiye Varlık Fonu aracılığıyla siyasal iktidar tarafından tamamen yağmaya ve talana açılmış durumdadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin; sanayisi, ticareti, ulaşımı, limanları, petrolleri, kentleri, turizmi, tersaneleri ve bankaları; yani nesi var nesi yoksa hepsi, AKP iktidarı tarafından yağmaya, talana ve sermayenin yağmasına açık hale getirilmiştir.
rnZiraat Bankası, TPAO, TÜRKSAT, BOTAŞ, BİST, Eti Maden, ÇAYKUR ve PTT’nin tümü, Türk Hava Yolları, Halk Bankası, Türk Telekom gibi kuruluşları da Hazine’ye ait hisselerinin Türkiye Varlık Fonuna devredilmesi yeni bir Duyun-u Umumiyedir. Çok yakın bir zamanda bu şirketler teminat gösterilerek uluslararası piyasalardan alınacak borçlar, yandaşlara peşkeş çekilmiş popülist yatırımlara aktarılacaktır. Bu şirketlerin kullandığı kamu imtiyazları bu yolla uluslararası sermayenin kontrolüne geçecektir.
rnTürkiye Varlık Fonu şu anlama gelmektedir: Lozan’da kaldırılan kapitülasyonların ve imtiyazların tekrar hayata geçirilmesidir. Türkiye Varlık Fonu, yabancı devletlerin ve sermayenin ekonomik, hukuki ve idari olarak güvenceye kavuşturulmasıdır.
rnCumhuriyetin tüm serveti Türkiye Varlık Fonu’na devredilerek bir anonim şirkete teslim edilmiştir. AKP iktidarının ilk Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, “Babalar gibi satarım” ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ben bu ülkenin anonim şirket gibi yönetilmesini istiyorum” sözlerinin hayata geçirilmesidir ve ülkenin yağmaya, talana, ranta açılmasıdır.
rnTürkiye Varlık Fonu’na aktarılan kamu kuruluşlarının şimdiye kadar Devlet bütçesine aktarılan milyarlarca dolarlık karları artık bu fona gidecektir. Milyarlarca dolarlık bir gelir, kamu tarafından denetlenemeyecek, hiç kimseye hesap vermeyecek olan bir anonim şirket yönetimi tarafından kullanılacaktır.
rnÜlkenin serveti ve Cumhuriyetin kurumları, varlıkları, kıyıları, ormanları, kentleri, meraları, derelerinin satışa çıkarılmasının önünü açacak Türkiye Varlık Fonu’nun kurulmasıyla ilgili kanun teklifi 15 Temmuz Darbe girişiminin hemen ardından yani 19 Ağustos 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaşmıştır.
rnDarbe ve OHAL bahane edilerek kurulan fon, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilecek bu şirketin yönetim kurulu tek başına Başbakan tarafından atanmıştır. Şirket ve kurduğu şirketler kamunun denetiminden, iş ve işçi hakları, çevre ve kentsel izinlerden muaf tutulmuştur. Daha da önemlisi şirket müflis (iflas) konumuna düşmesi halinde bütün parasını ve anamalını batırmış sayılacağından hiç kimse alacağını alamayacaktır. Türkiye Varlık Fonu’nun yönetim kurulu üyeleri arasında Cumhurbaşkanının ekonomik fikirleri tartışmalı bulunan başdanışmanı Yiğit Bulut’un olması soru işaretleri taşımaktadır.
rnSiyasal iktidarın birçok kamu kurumunu bir gecede Türkiye Varlık Fonu’na devretmesi büyük endişe yaratmaktadır. Ülkemizin zenginliği kimlere geçecek ya da kimlere pazarlanacaktır. Bodrum, Selçuk, Kemer, Kuşadası gibi ilçelerin en değerli alanlarının da fona devredilmesi endişelerimize daha da artırmaktadır.
rnSiyasal iktidar, emekçiler hakkında taşeronluk sistemi ve kiralık işçilik sistemini daha önce hayata geçirmişti. Bu fon da sömürü düzenini kalıcılaştırmanın bir yolu ve ülkemizin emperyalizmin paylaşımına açılması olarak görmekteyiz.
rnHükümetin, Türkiye Varlık Fonu ile işçilerin İşsizlik Fonunda biriken parasına, zorunlu bireysel emeklilik yoluyla biriktirilecek paralara el koyabileceğini de akıllara getirmektedir. Çalışanların kazanılmış hakları ellerinden alınarak kurulmaya çalışılan kıdem tazminatı fonu gibi fonların da Varlık Fonu aracılığıyla talan edilmesi olasılık dâhilindedir.
rnAKP, 14 yıllık iktidarı döneminde ülkemizi ekonomik, siyasi, sosyal olarak “istikrar” adı altında büyük bir tahribat yaşatmıştır. Ülkemizi globelleşme, neoliberalizm gibi tanımlamalarla vahşi kapitalizmin ekonomik, siyasi, sosyal sömürü düzenine teslim etmiştir.
rnVe diyoruz ki;
rnEmekçileri, işsizliğe karşı koruyacak fonlarda biriken paraları sermaye sınıfına doğrudan aktarım ve rant olacak uygulamadan,
rnKamu kurum ve kuruluşlarının zenginliğinin yabancı sermayeye satılmasından,
rnSermayeye finansal destek sağlaması,
rnTürkiye Varlık Fonu’nun denetim dışı olması,
rnYoksulu, daha yoksul; zengini, daha zengin yapması,
rnDevleti, ortadan kaldıracak bir uygulama olması,
rnKurumlar vergisine tabi olmaması,
rnYabancı ülkelere ve sermayeye bağımlı kılacağı için
rnSiyasal iktidarı tüm bu tehlikeler nedeniyle Türkiye Varlık Fonu’ndan vazgeçmeye çağırıyoruz.
rnBirleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; Türkiye Varlık Fonu’nu Cumhuriyetin zenginliğini oluşturan kamu kurum ve kuruluşlarını ranta açılması olarak değerlendiriyor ve demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini ortadan kaldıracak olması nedeniyle de siyasal iktidarı, ülkenin geleceğini ve gelecek kuşaklarını, rehin alacak fondan ve uygulamadan acilen vazgeçmeye çağırıyoruz “şeklinde konuştu