Haber
44 YIL ÖNCE BUGÜN ….
44 YIL ÖNCE BUGÜN ….
rn"Bilekleri zincire vurabilirsiniz ama düşünceleri asla" deniliyordu.
rnAma onlar yola çıkan genç fidanları, zincire vuramadıkları düşünceleri darağacında asmaya karar verdiler...
rnDeniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, tam bağımsız bir Türkiye istedikleri için yaptıkları eylemler sonucunda 06.05.1972 tarihinde olağanüstü hal mahkemelerinin verdiği kararla idam edildiler. Asıldıklarında Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan 23 yaşındaydı.
rnOnlardan geriye yalnızca düşünceleri ve Kuvâ-yi Milliye ruhları kaldı
rnDeniz Gezmiş savunmasına “…biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız.” Diyerek başlamıştı.
rnDeniz Gezmiş ayrıştırıcı değil, birleştiriciydi. Günümüzün bazı kır saçlılarından çok daha bilgeydi. Türkiye Cumhuriyetinin ne olduğunu ne olması gerektiğini çok iyi biliyordu. Milliyetle millet farkını da…
rnDeniz yine Savunmasında ;
rn“Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dâhil sizlersiniz ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik, Türkiye’nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik, bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.” diyerek Atatürk’ün Türk Milleti tarifinden yola çıktığını ispatlıyordu.
rn“Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyorum. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Kurtuluş savaşını da yerli yerine oturtmak gerekir. Biz elli sene evvel kurtuluş savaşını vermiş bir ülkenin çocukları olarak kurtuluş savaşının gerçek tahlilini yapmaya her zaman muktediriz.”
rnBu sözleriyle hareketini Kurtuluş Savasına bağlayan dolayısıyla Atatürk’ün millet tarifinden uzaklaşmadığı görülür. Dolayısıyla karşımızda millet(ulus) kavramını özümsemiş bir Deniz Gezmiş buluruz. Mustafa Kemal Atatürk’ü sahiplendiğini savunmasında dile getiren Deniz Gezmiş, emperyalizmin Türk adını silmede bir başlangıç olarak dayattığı andımızın kaldırılışını sindirebilir miydi?
rnDeniz ve Denizlerin ne dediği belli “…biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız.”
rnYa siz “Varlığını Türk Varlığına Armağan” edemeyenler varlık nedeniniz ne?
rnTam bağımsızlık ülküsü olmadan demokrasi mi?
rnYoksa sosyalizm mi?
rnDemokrasi için bağımsızlık dolayısıyla bir egemenlik alanı ve sahibi olarak ulus olmadıkça sıra ne demokrasiye ne sosyalizme gelir.
rnMillet var oldukça Onların anısı yaşatılacaktır.
rnVarlıklarını bizlere armağan ettikleri yıldönümünün ilk ışıklarında Onların çocukken okudukları 1933’deki haliyle Milli Eğitim Andımızı okumak kabirlerinin aydınlığına aydınlık katacaktır.
rn44 yıl önce “Biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz. Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız.”diyerek darağacına yürüyen o koca yürekli genç bilgeler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’a selam olsun. Sizler Cumhuriyetimizin Emanetçileriydiniz. Hep genç kalacaksınız.
rnBirleşik Kamu iş Konfederasyonu na bağlı Sendikalarımızın Şube başkanları ve yöneticileri olarak 68 lilerle birlikte Buca Evka 1 de ki Üç Fidan anıtında olacağız. Karanfillerimizi anıta bırakıp saygı duruşunda bulunacağız.6 Mayıs saat. 04.00 de Anıtta toplanacağız.