Haber
TOPLU SÖZLEŞME TEHDİTİ İLE EMEKÇİLERİ KANDIRAMAZSINIZ
DEĞERLİ BELEDİYE EMEKÇİSİ ARKADAŞLARIMIZ! TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİ TÜM EMEKÇİLERİN HAKKIDIR,FİİLİ VE MEŞRU MÜCADELEDEN BAHSEDEN SENDİKANIN İKTİDARIN SÖZCÜSÜ GİBİ DAVRANARAK,4688 SAYILI YASA, SANKİ KAMU EMEKÇİLERİNİN İSTENİLEN TÜM HAKLARINI VERİYORMUŞ İDDASINDA BULUNARAK, EMEKÇİLERİ TEHDİT EDEREK BAŞKA SENDİKALARA GEÇMELERİ HALİNDE, SÖZLEŞME HAKKINI KAYBEDECEĞİ YÖNÜNDEKİ AÇIKLAMALARI, SINIF BİLİNCİNDEN UZAK, TAMAMEN ÜCRET SENDİKACILIĞINA YÖNELİK BİR ANLAYIŞTIR. O YÜZDEN DE ÜYE KAYBINI ÖNLEMEK AMACIYLA, YANLIŞ YÖNLENDİRME İLE KAMU EMEKÇİLERİNİN ÖZGÜR İRADELERİNE İPOTEK KOYMAK İSTEYEN BU TEHDİT İÇEREN AÇIKLAMAYI ÜZÜNTÜYLE KARŞILIYORUZ. Şu iyi bilinmelidir ki? Toplu Sözleşme kamu emekçilerinin hakkıdır. İktidar ve onun yandaş sendikalarının desteği ile çıkarılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve “Sözde” Toplu Sözleşme Kanunu Anayasamızın 90. Maddesine aykırıdır. Ayrıca çalışanlara sözde sözleşme hakkı verilmiş gibi gösterilen bu Kanun? Belediyelerde yapılan sözleşmeleri de baltalayarak, elde edilen kazanımları kısıtlamayı amaçlamıştır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamayacağı gibi, ülkemizin taraf olduğu uluslararası antlaşmalar da imzalayarak tanıdığı sözleşme hakkı da, hem Anayasanın hem de kanunun üstündedir. Ayrıca ülkemizin kararlarına uymakla yükümlü olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de belediyelerde sözleşme imzalanabileceği yönünde hükmü var iken. Değerli Belediye Emekçileri Sendikaların en önemli görevi, üyelerinin ve tüm çalışanların ekonomik, demokratik ve özlük haklarını büyütmek ve daha ileriye götürmektir. Ama ne yazık ki KESK ve Tüm BelSen asli görevlerini uzunca bir zamandır unutmuş, etnik kökenli sendikacılık yapmayı marifet saymıştır. 2001 yılında çıkartılan devlet güdümlü 4688 sayılı yasanın çıkmaması için yeterli bir karşı duruş örgütlememiş ve bu yasa çıktıktan sonra da kendini çok hızlı bir şekilde yasaya uyarlamıştır. Hatta daha da ileriye giderek, her yıl yapılan toplu görüşme toplantılarına katılmış ve bu yasayı kamu emekçilerinin gözünde de meşrulaştırmıştır. Beş yıl boyunca siyasi iktidar tarafından bu sendikalara oynatılan “Orta Oyunun Figüranı” olmuştur. Beşinci yılın sonunda sadece bir sendikada yetkili olunca da sözde görüşmelerini protesto ederek, görüşmelerden çekildi. Peki, bu toplu sözleşme görüşmelerinden çekildikten sonra gereğini yaptı mı? Hayır. Tabanın tepkisini ve enerjisini boşaltmak için göstermelik eylemler dışında hiçbir şey yapmadı, Toplu Sözleşmeli ve Grevli Sendika mücadelesini rafa kaldırdı. 2012 yılında 4688 sayılı yasada değişiklikler yapıldı ve sözde kamu emekçilerine ‘Toplu Sözleşme’ hakkı verildi. Oysa bu değişikliklerin ya da yaptıkları yeniliklerin TİS ile uzaktan yakından alakası yoktu. Yine içerisinde biz belediye emekçileri aleyhine bir sürü anti demokratik uygulama söz konusu iken, tek silahımız olan grev hakkı yok iken, TİS yapma yetkisi yine belediye başkanın iki dudağı arasında iken vb. KESK ve Tüm BelSen ne yaptı? Yine hızlı bir şekilde kendini bu değişikliklere göre uyarladı. Bunca yıl hiçbir şey yapmadan geçiren sendika şimdi kalkmış, “2016 yılından itibaren yeni bir mücadele yol haritası, yeni bir TİS ve mücadele süreci başlatacaklarını” söylüyorlar. Günaydın! Kafanıza taş mı düştü? Ne kadar da kendinizle çelişiyorsunuz. Bu söyleminizle bunca yıldır hiçbir şey yapmadığınızı kabul etmiş olmuyor musunuz? Oysa, üyesi olduğumuz Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, çıkartılmak istenen sözde TİS yasasının gerçekte bizim ihtiyaçlarımızı ve beklentilerimizi karşılamaktan çok uzak olduğunu öncesinde görmüş ve yasanın bu haliyle çıkmaması için mücadele etmiştir. Yasa çıktıktan sonra da ANKARA İŞ MAHKEMESİ’NE itirazda bulunarak yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etmiştir. Talebimiz doğrultusunda yasanın iptali Anayasa Mahkemesi’nde görülmeye başlanmıştır. Değerli Belediye Emekçileri KESK ve Tüm Bel-Sen’in, biz kamu emekçileri mücadelesinde özellikle son 56 yıldır “Barış Süreci”ni olumsuz etkileriz diyerek, eylem ve etkinliklerden çekindiğini ve kendini siyasi parti yerine koyarak, İktidar ile bu konuda sözleşme yapmış gibi davrandığını gördük. Bizleri yüzde 23’lere nasıl mahkûm ettiklerini, göstermelik eylemler dışında, hiçbir şey yapmadıklarını da hepimiz biliyoruz. Aynı sendika yanlışında ısrar ederek, siz değerli Belediye Emekçisi arkadaşlarımızı TİS ile tehdit ediyor. Hatta söz konusu bu sendika, TİS yaptığı tüm belediyelerde yasal olarak kesilen aidatın dışında, artı aidat keserek, ekonomik olarak da üyelerini sömürmeye devam ediyor. 4688 sayılı yasanın içinde barındırdığı tüm anti demokratik uygulamalara karşı mücadele etmek şöyle dursun, bu sendika geçmişte olduğu gibi bugünde asli görevini bir yana bırakmış, üye kayıplarının önüne geçmek için yine bu yasada ki bazı maddeleri çarpıtarak, kendi lehine yorumlayarak sizlere karşı kullanmaktadır. Neden böyle yapmaktadır bu sendika? Çünkü altı ay gibi bir sürede 7000 üye kaybetti ve hızla kaybetmeye de devam edecek. Bu da aidat gelirlerinin düşmesi demektir. Tüm BelSen'in geldiği durum itibari ile sendikalizm ve ücret sendikacılığı yapmaktadır ve üyelerini: “diğer sendikaya geçerseniz TİS’den yararlanamazsınız” diye tehdit etmektedir. Bu şekilde davranarak, geçmiş mücadele tarihine, şehitlerine ihanet etmektedir. YASAL DAYANAKTAN YOKSUN, YAKLAŞIMLARI REDDEDİYORUZ! Emekçilerin hak ve çıkarlarını koruması gereken sendikanın, Tüm YerelSen’in hızla büyümesi karşısında yetkiyi kaybederiz korkusuyla? acemi bir telaş içerisinde olduğu görülmektedir. Şöyle ki, mevcut sözleşmeyi ancak kendilerinin devam ettirebileceklerini bu yetkinin yalnızda kendilerinde olduğunu söylemektedirler. Kamu çalışanlarını, adeta elde ettikleri kazanımlar üzerinden tehdit eder yaklaşımlarıyla, başta sendikamız olmak üzere diğer sendikaların da örgütlenmesine engel olmaya çalışmaktadırlar. Tüm yapılan yanlışlıklara yıllarca tepki göstererek, çözüm üreterek 23 yıldır içinde mücadele ettiğimiz sendikadan ayrılarak, Atatürkçü, Cumhuriyetçi, tüm halkların kardeşliğini benimseyen, kimseyi ötekileştirmeyen, gericiğe ve ırkçılığa karşı antiemperyalist, ilerici, sınıf ve sermaye çelişkisini ortaya koyan, emekçiden yana olan Tüm YerelSen’i 9 Eylül tarihinde kurduk. Sendikamız kurulduğu 9 Eylül tarihinden bugüne hızla büyümektedir. Kısa sürede üyelerinden aldığı güçle, yedi bin üyeye sahip olan Tüm YerelSen? aldatmacalar ve emekçilerin kazanımları üzerinden üye mevcudiyetini korumak ve? SINIF BİLİNCİYLE, EMEĞE ULUS BİLİNCİYLE, VATANA YURTTAŞ BİLİNCİYLE, CUMHURİYETE SAHİP ÇIKAR! GENEL KURULUMUZ BUNA EN İYİ ÖRNEKTİR. 12Mart 2014 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Genel Merkez 1. Olağan Genel Kurulumuzda delegelerimiz, isimler üzerinden sendikamıza yapılan çirkin saldırılara en iyi cevabı vermiştir. 3 yıl boyunca sendikamızın yönetim organlarına seçilen isimler internet sitemizde yer almaktadır. Buradan da sendikamıza saldırı aracı bulamayan diğer sendikalar, yasal dayanaktan yoksun, üyelerin kazanımlarını kaybedeceği yalanına tutunmaya çalışmaktadırlar. Tüm Yerel-Sen olarak; kamu emekçilerinin, ekonomik demokratik haklarının alınması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Üyemiz olsun, olmasın, hiçbir Belediye Emekçisi arkadaşımızın mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz. YAŞASIN BÜYÜYEREK ARTAN MÜCADELEMİZ! YAŞASIN TÜM YEREL-SEN!