Haber
HOŞÇAKAL ÇOCUK
Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul Okmeydanı’nda ekmek almak için evden çıktığı sırada, polisin attığı gaz fişeği ile başından vurulan ve 269 gündür yaşam mücadelesi veren Berkin Elvan’ın, 11 Mart sabahı bedenen aramızdan ayrılması üzerine TÜM YEREL-SEN, yarım gün iş bıraktı. Berkin Elvan umudun adıydı, tüm ülke olarak Gezi direnişinin sembolünün bu zorlu yaşam mücadelesini kazanıp aramıza dönmesini bekliyordu. Ama ne yazık ki 45 kilodan 16 kiloya düşen, Berkin Elvan kuş olup uçtu sonsuzluğa. TÜM YEREL-SEN, Berkin Elvan ve diğer Gezi Şehitlerinin sorumlularının bulunması ve olaylardan birinci derecede sorumlu olan siyasi iktidarın istifasını istemek üzere 12 Mart günü ülke genelinde, yarım gün iş bırakma kararı aldı. Tüm Yerel-Sen, 12 Mart öğleden sonra yarım gün iş bıraktı ve alanlara çıktı. Alınan karar gereğince İzmir’de de belediyelerde iş bırakma eylemi yapıldı. Saat 12.00’de sendikada toplanmaya başlalayan üyelere ve basına konu ile ilgili olarak Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Doğan KOÇ’un yaptığı basın açıklaması sonrasında, toplanan kitle sendikanın önünden Konak Sümerbank önünde Berkin Elvan için toplanan diğer kitle örgütleri ile birlikte eyleme devam etmek üzere yürüyüşe geçti. Tüm Yerel-Sen’in alana girişi toplanan kitle tarafından coşkuyla söylenen “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganıyla karşılandı. Demokratik kitle örgütleri adına yapılan açıklama sonrası, Valilik önüne yürümek isteyen kitleye emniyet güçleri tarafından tazyikli su ve gaz bombaları ile saldırı gerçekleştirildi. Gaz bombasından etkilenen kitle kısa bir panikten sonra tekrar toplantı ve kararlıca polis tomolarının üzerine yürüdü. Devreye milletvekillerinin de girmesi üzerine emniyet güçleri tomoları ve polislerini çekmek zorunda kaldı. Barikatı aşmanın verdiği heyecan ile yürüyüşe tekrar geçen kitle Valiliğin önüne kadar yürüdü ve orada yapılan açıklamalar sonunda oturma eylemi yaptı. Eylem olaysız sona erdi. Üretimden gelen gücünü kullanarak yarım gün iş bırakan TÜM YEREL-SEN Genel Başkanı Doğan KOÇ’un basın açıklamasını aşağıda aynen yayınlıyoruz. BASINA VE KAMUOYUNA Çocuklar Uyurken Susulur… Öldürülürken Susulmaz! Ayağa Kalk Türkiye! Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul Okmeydanı’nda ekmek almak için evden çıktığı sırada polisin attığı gaz fişeği ile başından vurulan Berkin Elvan, dün sabah ölümsüzleşti. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 269 gün komada kalan Berkin, bu süreçte 45 kilodan 16 kiloya düşmüştü. Berkin Elvan’ın öldürülmesiyle Gezi Parkı direnişinde polis şiddetiyle ölen gençlerimizin sayısı 8’e çıktı. Tüm Yerel-Sen olarak biliyoruz ki, Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti gençliğe emanet etmiştir. Cumhuriyet yıkıcıları gençliği her zaman bir tehdit olarak görmüşler, baskılamaya çalışmışlardır. Bur kuşağın ezilmesine yol açan 12 Mart, 12 Eylül darbeleri gibi 21. Yüzyılda onlara reva görülen çağ dışı eğitim sistemi, işsizlik, feodal baskı, ülkemize dönük emperyalist ve kapitalist kuşatma, geleceğimiz olan gençliğimizi hedef seçip ezdi. Gezi Parkı Direnişi ile yıllardır baskılanan gençlik silkindi ve baskıya, şiddete, tehdite rağmen ayağa kalktı. İtirazını yükseltti. Berkin’de Taylan Özgür gibi, Deniz Geçmiz gibi, 70’lerde Tam Bağımsız Türkiye şiarıyla toprağa düşen gençler gibi, Gezi Parkı direnişinde öldürülen gençlerimiz gibi içi özgürlük ateşiyle yananlarla birlikte ölümsüzleşti. Artık tüm dünya biliyor ki Berkin Elvan’ı öldüren tüfeğin kabzasını tutan siyasal iktidardır. Ülkeyi yönetenler, polise “Destan yazdılar!” diyenler bu ölümden birinci derecede sorumludurlar. AKP ikdirarı ülkemizin geleceğine, halkımızın birliğine, laikliğe ve demokratik hukuk devleti kazanımlarımıza saplanmış bir hançerdir. Bu ülkeye acı ve daha büyük felaketlerden başka vereceği bir şey kalmamıştır! AKP yaptığı yolsuzlukları, talanı örtbas etmek için; emeğimize, aşımıza, canlarımıza kastetmektedir. Biz Kamu Emekçileri olarak; tüm bu saldırıların karşısında, kendimizi siper edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Dün Berkin için çağrıyı duyan herkes adeta Berkin’in uyanamayışına inat silkinmişti, kalkmıştı ayağa ve dimdik duruyordu… Haziran’ın en güzel çocuğuna son görevini yapmak ve hep bir ağızdan haykırmak için yeniden ve bir kez daha, bu kez daha gür ve daha güçlü olarak… Dillerinde dalgalandırıyorlardı kararlılıkta “Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam!” şeklinde yankılanan aynı sloganı… Kenetlenmişti gencecik yürekler. Kendisinden büyüklerle birlikte alanlardaydılar yine “Berkin Elvan Ölümsüzdür” diyorlardı. Yanıyordu insan olanların yürekleri, Berkin’e ve diğer Gezi’de yitirdiklerimize… Ama zalimler su serpmek yerine, tazyikli su sıkmayı reva gördüler yine bizlere… Gaz bombaları atıldı üzerimize. Tomalar döndü etrafımızda yine, ama dönmeyecek bu düzen, böyle bilsinler. Korkmuyoruz, korkmayacağız. Bir ölür, bin diriliriz. Yaşamın kıyısında tutunmuş çocuk! Tutunduğun dal kırılınca; kuş olup uçtun, gücün yetmediğinden olsa gerek meleklerin kanadında… Selam söyle, Abdullah ağabeyine, bir el salla görürsen Ethem ağabeyine. Eskişehir’den selam götür Ali İsmail’e ve Ahmet Atakan’la kesişirse yolun, anlat ona, yolunda ve arkasında yürüyenler Bugün tüm Türkiye’de TÜM YEREL-SEN olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak, öğleden sonra aynı anda iş bıraktık. Duymayanlar duysun. Görmeyenler görsün diye. Alandayız yine… Şu iyi bilinmelidir ki! Berkin başta olmak üzere tüm çocuklarımızın, gençlerimizin, yitirilen canlarımızın hesabını soracağız! Tüm Yerel-Sen olarak; sorumluların bir an önce bulunmasını istiyor ve olayların birinci dereceden sorumlusu olan siyasal iktidara istifa çağrısında bulunuyoruz.