Haber
Bugün 8 Mart, Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Bugün Mücadele Günü
rn
rn
rn
rn
Bugün 8 Mart,
rnBugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü,
rnBugün Mücadele Günü
rnrn
8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi koşullarda çalışma istemiyle greve başladı. Bu direniş esnasında çıkan yangında fabrikaya kilitlenen 129 kadın işçi yaşamını yitirdi.
rnrn
129 kadın işçi “eşit işe eşit ücret” istedikleri için katledildiler.
rn129 kadın işçi “daha iyi koşullarda yaşamak” istedikleri için katledildiler.
rn129 kadın işçinin yaşamına mal olan alevler kadınların önünde ışık olmaya devam ediyor.
rnYıl 2016, Ortadoğu ve Ülkemiz AB-D Emperyalistlerinin kuşatması altında. İnsan soyunun en büyük düşmanı Emperyalistler, bin ülkeli bir dünya yaratma projesi olan BOP çerçevesinde, Halkların arasına attıkları düşmanlık tohumlarını suluyorlar. Ortadoğu halkları ve Türkiye Halkı kan kusuyor. Acının en büyüğünü de ölerek, tecavüze uğrayarak, eşinin, çocuklarının ölümünü görerek kadınlar yaşıyor.
rnrn
Kadınlar çifte sömürüye maruz kalmaya devam ediyor. İşçi, emekçi olduğu için sömürülürken, kadın olduğu için de sömürülüyor. Sınıflı toplum olmanın bedelini en ağır kadınlar ödüyor. Bu bedeli öderken kadınlara, ortaçağcı gericilik kurtuluşmuş gibi gösteriliyor. Tarikatlar kadınlarımızı kıskaç altına almış durumda. Kadınlarımız, tek çarenin şeriat olduğu, çarşafa bürünerek, evlere kapanarak, erkeklere köle olarak özgürleşecekleri konusunda ikna edilmeye çalışılıyor.
rnKurtuluş Savaşımızda emperyalizme karşı erkeklerle omuz omuza mücadele eden onurlu kadınlarımızın ülkesinde ki kadınlar şimdi Afganistan ve Suudi Arabistan’da yaşayan kadınlar gibi köleleştirilmek isteniyor.
rnrn
Taksimde, Kadının müzik dinlemesi, alışveriş yapması, çalışması, erkeklerle tokalaşması ve hatta terlik giymesinin bile yasak olduğunun yazıldığı bildirinin dağıtılmasının üzerinden sadece birkaç ay geçti.
rnrn
Diyanet’in “Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil!” fetvasının şaşkınlığını hala yaşıyoruz.
rnrn
Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız’ın, “Çalışan kadın fuhuşa destek oluyor” söylemleri hala tüylerimizi ürpertiyor.
rnrn
Çok eşliliğin yasal olmasını isteyen, kocasına kendi arkadaşını tavsiye ettiğini tüm medya araçlarından duyuran, kadın cinayetleri ile ilgili olarak; “Kadın çileden çıkarıyor, ne yapsın adam” diyerek kadın cinayetlerini destekleyen, kadın onurunu ayaklar altına alan Aile Danışmanı Sibel Üresin hepimizin sabır taşını çatlatıyor. Furkan Vakfı Kurucusu Alparslan Kuytul’un “Annen de olsa, diz kapağının üstü tahrik eder.” söylemlerini kim unutabilir ki.
rnrn
Ya, “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün. Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın." diyen Melih Gökçek’in sözlerini unutmak mümkün mü?
rnrn
Örnekler saymakla bitmiyor. İşin en acı tarafı, eğitimsiz bırakılmış kadınlarımız kendilerini köleleştiren bu ortaçağcı, insanlık dışı, sapkın düşüncelere inanıyor ve uyguluyor.
rnrn
Siyasal iktidar ülkemizi ortaçağın karanlıklarına götürmek için tüm gücüyle seferber olmuş durumda. 4+4+4 gerici eğitim sistemiyle kız çocukları okul dışı bırakılıyor ve her geçen gün çocuk gelin sayısı artıyor. İmam Hatip Okullarının sayısı her geçen gün bilinçli olarak arttırılıyor ve bu okullar burslar verilerek özendirilmeye çalışılıyor.
rnrn
Bunların yanı sıra, AKP iktidarı kadını eve hapsetmek için yeni projeler geliştirmeye devam ediyor. Şimdi de esnek çalışma sistemini yasallaştırmaya çalışarak, kadınları köleleştirmek istiyor. Esnek çalışma ile doğum ve annelik izni kadınların, çalışma biçimini esnek ve güvencesiz bir hale getirilecek bu da beraberinde kadınların sigorta priminin eksik, maaşının düşük olması ve kıdem tazminatı vb. haklarının olumsuz yönde etkilenmesi anlamına gelmektedir.
rnrn
Kadın sorunları bunlarla da bitmiyor.
rn2002 yılından beri kadın cinayetlerinde yüzde 1400 artış olmuştur. Kadınlarımız eşi, sevgilisi, babası ya da erkek kardeşi tarafından öldürülüyor. Bu cinayetlerin bir kısmı namus adı altında işlenirken, büyük bir kısmı boşanmak isteyen kadınların eşleri tarafından işleniyor. Cinayeti işleyenlere, tacizde bulunan ve tecavüz edenlere uygulanan komik iyi hal indirimleri, kadınlara yapılan zulmü teşvik ediyor. Siyasal iktidarın kadınlara verdiği değer ülkemizde kadın sorunlarındaki artışla kendini gösterirken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın “Bence burada biraz da algıda seçicilik yapılmak isteniyor. Şiddet dediğimizde niye sadece kadını şiddetin merkezine, şiddeti de kadının merkezine koyuyoruz” sözleri kadına şiddeti reddederek ispatlamış oluyor.
rnrn
“Kızım çok acı çekmiştir keşke silahla öldürselerdi” diyen Özgecan’ın annesinin çaresizliği, acısı hala tazeliğini koruyor belleğimizde. Özgecan öldürüleli bir yıl oldu. Ama hala Özgecan Yasası çıkartılamadı. Ve 2015 yılında 303 kadın öldürüldü.
rnrn
Peki kadına karşı şiddet, baskı, zulüm böyle geldi ve böyle mi gidecek?
rnHayır! Böyle gelmedi. Kadın on bin yıl önce evcilleştirilen hayvan sürüsü yönetiminin erkeğe geçişine kadar topluma hep önderlik etti. Üst-önder bir cinsiyetti. Fakat bu üstünlüğünü asla erkeğe karşı kullanmadı. Daha sonra sınıflı topluma (medeniyete) geçilmesiyle birlikte erkek, kadına karşı daha fazla üstünlük sağladı. Kapitalizm çağında ise kadın sorunları da bu üretim yordamının doğası gereği biçimlenerek, katmerlendi.
rnrn
Böyle de gitmeyecek elbet! Bu karanlık günleri güneşe çevireceğiz elbet!
rnKadın sorununun çözümü sınıf mücadelesiyle mümkündür. Sınıfsal sömürü son bulduğunda, kadına yönelik her türlü baskı, sömürü ve şiddet de son bulacaktır. Bunu gerçekleştirecek olan emekçi kadın ve erkeklerin omuz omuza dayanışması, örgütlenmesi ve mücadelesi olacaktır.
rnrn
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Emekçi kadınların mücadele günüdür. Bu mücadele ancak örgütlenerek başarıya ulaşacaktır. Kadınlar bulundukları her ortamda örgütlenecek ve bu kahrolası sömürü düzenini ortadan kaldırmak için erkekle birlikte kararlılıkla mücadele edecektir.
rnrn
Yaşamın yarısı kadınlarsa, mücadelenin ön saflarında yer alacaklar da kadınlardır.
rnrn
KADIN ERKEK EL ELE, ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE!
rnHER GÜN 8 MART, HER GÜN MÜCADELE!
rnSELAM OLSUN 8 MART'I YARATANLARA VE YAŞATANLARA!