Haber
Sendikalarımızdan bordro yakma eylemi….
Sendikalarımızdan bordro yakma eylemi….
rnrn
Tamer Yiğit GÜLER “Kamu çalışanları, sadaka değil, enflasyon farkı da değil refah artışından payına düşeni istiyor.”,,
rnrn
rn
15 Ocak 2015 de Birleşik kamu İş Konfederasyonumuz ülke genelinde 2016-2017 yıllarındaki memur maaş zamlarını protesto etmek için bordro yakma eylemi gerçekleştirdi.
rnBirleşik Kamu İş İzmir İl temsilciliğimizde Tamer Yiğit güler başkanlığında önce basın açıklaması ardındanda sendika binası önünde bordro yakma eylemi gerçekleştirdik.
rnBasın açıklamamıza Tüm Yerel Sen 1 No’lu Şube başkanı Dr.Hakan KIRAN,Eğitim İş 1 No’lu Şube başkanı Bülent TURAN,Genel Sağlık İş Şube başkanı Dr. Muteber ÇOLAK ile sendikalarımızın yöneticileri katıldı.
rnrn
Konfederasyon il temsilcimiz Tamer yiğit Güler Hükümete “İmza attığımız Uluslararası Sözleşmeleri bir an önce uygulayın,” diyerek basın açıklamasını şöyle sürdürdü.
rn“ Hükümet ile Memur-Sen arasında imzalanan 2016-2017 yıllarını kapsayan 'sözde Toplu İş Sözleşmesi' kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarıyla ilgili olarak hiçbir iyileştirme getirmemiştir. 2016 yılı için verilen yüzde 6+5 oranındaki zam toplamı yüzde 11,3 olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Gerçek oran sadece yüzde "8,6”dır. Yılın ikinci yarısında yapılacak zam oranını da yılbaşında yapılmış gibi hesaplanarak kamuoyu yanıltılıyor. Yüzde 8,6 oranı 2015 yılının enflasyonunu bile karşılamıyor. Kaldı ki çalışanların yıllardır yaşadığı kayıplar karşısında yüzde 11,3 zammın da bir herhangi bir önemi yoktur.
rnHem hükümet hem de yandaş sendika ayıplarını gizlemek için zam oranını olduğundan daha yüksek göstermeye çalışıyor. 2014 yılında enflasyon farkı bile verilmediği dikkate alındığında, bu sözleşmeyle belirlenen oranlar, son iki yılda yaşanan kayıpları karşılamaktan çok uzaktır. Çünkü Türk parası hızla değer kaybetmektedir, faiz oranları yükselmektedir, enflasyon hızlanmakta ve Türkiye ekonomisi yeni bir krize doğru sürüklenmektedir. Bu dönemde, imzalanan bu sözde “Toplu İş Sözleşmesi” kamu çalışanlarını ve emeklileri sefalete mahkûm etmiştir. “ dedi.
rnGüler daha sonra
rn“Kamu çalışanları, sadaka değil, enflasyon farkı da değil refah artışından payına düşeni istiyor. Birleşik Kamu iş Konfederasyonu Ar –Ge biriminin aralık ayı araştırmasına göre;
rnTÜİK’in tüketici fiyatları endeksindeki ağırlıkları dikkate alınarak izlemeye alınan söz konusu gıda maddelerinin fiyatlarında aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2.04, son iki ayda ise yüzde 7.59 oranında artış kaydedilmiştir.
rnBirleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimimiz, dört kişilik bir kamu çalışanı ailesinin aylık gıda tüketimlerini dikkate alarak “aylık gıda sepeti” oluşturdu. Net asgari ücretin bin 300 liraya çıkarılmasının tartışıldığı Aralık ayında söz konusu sepet ancak bin 610 liraya doldurulabildi. Kasım ayında bin 530 liraya dolan gıda sepeti aralık ayında bir önceki aya göre 81 lira artış gösterdi.
rnBu verilere göre, Kasım ve Aralık aylarında gıda fiyatlarında yaşanan artış, bu aydan itibaren maaşlarımıza yapılan yüzde 6 zammı şimdiden alıp götürmüştür.
rnBirleşik Kamu-İş olarak, öteden beri kamu çalışanlarına dayatılan ‘sözde toplu iş sözleşmesi masasını’ “tam bir kurmaca ve aldatmaca düzeni” olarak tanımlamamız boşa değildir. Bu sistem Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmelerdeki taahhütlerine aykırıdır ve çağdaşlıktan uzaktır.
rnÇağdaş ülkelerdeki sendikaların ve çalışanların sahip olduğu hiçbir hak ve özgürlük Türkiye’deki kamu sendikalarına ve kamu çalışanlara tanınmamıştır. Sözde, “Toplu İş Sözleşmesi” masası, “görüşmeler yapılsın ama sonunda hükümetin istediği olsun” mantığıyla kurulmuş ve ortaoyunundan öteye geçmemiştir. Masaya taraflar eşit silahlarla oturmamaktadır. O masada kamu çalışanlarını temsil eden yandaş konfederasyonun, göbekten bağımlı olduğu hükümete karşı, en ufak bir direnç gösteremeyeceğini, gerçek haklarımıza kavuşmadıkça bu ortaoyunun böyle sürgit devam edeceğini Türkiye kamuoyu bir kere daha görmüştür.
rnBuradan Hükümete seslenmek istiyoruz:
rnHaklı ve meşru taleplerimizi duymazdan, görmezden gelmeyin.
rnSermayenin sesine değil, yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş, emekçilerin sesine kulak verin ve;
rnİmza attığımız Uluslararası Sözleşmeleri bir an önce uygulayın,
rnAnayasamızın 90. maddesinde yaptığınız değişikliğin gereğini yerine getirin
rnKamu çalışanlarında, 4A, 4/B,4/C, 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel ayrımına son verin,
rnKamu emekçilerinin maaşlarına uygulanan vergi dilimi uygulamasına son verin,
rnEk Gösterge’nin tüm kamu emekçileri için en az 3600 olarak uygulayın,
rnKamuda Norm Kadro Yasasının kaldırılmasını ve keyfi uygulamalara son verin.
rnÖrgütlenme önündeki engellerin kaldırın,
rnTaşeronlaşmaya son verin,
rnRotasyon ve sürgünlere son verin,
rnToplu Sözleşmenin, Belediye Başkanın inisiyatifine bırakmayın,
rnÇalışma koşullarının güvenli, sağlıklı ve makul ölçülere göre düzenleyin,
rnÜcret adaletsizlerine, nakil, terfi, tayin, atama, lojman vb. haklarda ayrımcılığa son verin,
rnSendikal faaliyet yürüten yönetici ve temsilcilerin, her türlü baskı ve şiddete maruz bırakmayın, yasal olarak elde ettikleri haklarını kullanmasına engellemekten vazgeçin,
rnMezarda emeklilik olarak bilinen Sosyal Güvenlik yasaları iptal edin,
rnKamu hizmetlerinin özleştirilmesinden vazgeçin,”şeklinde basın açıklamasını bitirdi. GüleR açıklama sonrası Konfederasyon bileşenlerinin Şube Başkanları ve yöneticileri ile Sendika binamızın önünde bordo yakma eylemini gerçekleştirdi..
rnrn
rn
rn